CUBBELİ HOCAMİZ'IN HAPİSTE İKEN YAZDIĞI MEKTUPTAN ALINTIDIR
Safer ayı dergisinde zikredildiği üzere Büyük Veli Mâülayneyn Hazretleri bütün belâların safer ayının son çarşamba gecesinde, bir de martın ilk çarşamba gecesinde gökten nâzil olduğunu ve bunlardan korunmak için şunların okunması gerektiğini zikretmiştir
Belâlar yağmadan önce duayı acele yapmak için 15 mart salıyı çarşambaya bağlayan gece akşam namazının peşine:
a) 12 kere Fâtiha-i Şerîfe,
b) 100 kere besmele-i şerîfe,
c) 100 kere
«بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْئٌ فِي الْأَرْضِ
وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ.»
d) 100 kere
«لاَحَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ.»
e) 27 kere İnnâ Enzelnâ sûre-i şerîfesi,
f) 27 kere
«اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَعَلٰى أٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ تَسْلِيمًا.»
okunur. Aman herkesi bu konuda uyarın, ben sizi Allâh için çok seviyorum. Çünkü saferin son çarşambasından sonra en tehlikeli gece budur ve bu gece okunanlar bir senelik belalara karşılık olacaktır inşâallâh! (Mâülayneyn, Na‛tü’l-bidâyât, 2/654-655)
Ayrıca bu sayılanlara ilâveten her çarşamba gecesi okuduklarımızdan geride zikredilenler arasında bulunmayan, yüz kere «يَا خَالِقُ»zikri ile yüz adet «سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ»zikri okunur. Aman göreyim sizi o güne kadar herkese bu zikirleri tenbihleyin, zira hadîs-i şerifte:
«لاَ يَرُدُّ الْقَضَاءَ إِلَّا الدُّعَاءُ.»
“Kazayı (bela kararını) ancak dua geri çevirebilir” buyrulmuştur.
Sonra “Mart Ayının Fırtına Takvimi”ni açıklayan ilmî bir makale gördüğümde baktım ki bu tarih için “Husûm Fırtınası” diye yazmışlar. Husûm Fırtınası ise el-Hâkka Sûresi’nde Âd kavmini yerle bir eden fırtınanın vasfı olarak zikrediliyor. Onun için evliyâullâhın tespitlerini hafife almamak ve muktezâsınca amel etmek gerekir.
Bazıları bana “Hoca Efendi! Bu kadar dua biliyorsun yine de başın beladan kurtulmuyor” diyebilir. Ama yine de ben bu dualarla nice belalardan kurtulduğuma inanıyorum. Peşimde o kadar iç ve dış düşman, üzerimde bu kadar kem göz ve etrafımda bunca casus ve ajan varken, demek bu duaları da yapmasam Ka‛bu’l-Ahbâr Hazretleri’nin buyurduğu gibi “Şu duaya devam etmeseydim, düşmanlar beni eşek gibi bağırtacaklar yâhut köpek gibi afkurtacaklar.”
O mübarek zat Tevrât ulemâsından iken Hazreti Ömer döneminde Müslüman olunca tabi Yahudiler ona çok kızdılar ve helakı için hîleler yaptılar. Ama o:
«أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰه التَّامَّاتِ الاَّتِي لاَ يُجَاوِزُهُنَّ بَرٌّ وَلاَ فَاجِرُنِ الَّذِي يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى اْلأَرْضِ إِلاَّ بِإِذْنِهِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَذَرَأَ وَبَرَأَ وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَحِزْبِهِ.»
“Yarattığı, ürettiği ve türettiği her şeyin şerrinden, şeytanın ve taraftarlarının şerrinden Allâh’ın tastamam kelimelerine sığınıyorum ki iyi-kötü kimse onları aşamaz, O Allâh ki izni olmadan yerin üzerine düşmesin diye göğü tutmaktadır”(Ebû Nu‛aym el-İsbahânî, Hilyetü’l-Evliyâ, 5/377) duasına devam ederek onlardan kurtuldu.
Rabbim cümlemize dünya ve âhiret âfiyetleri ihsan eylesin. Âmîn diyen dillerimizi nâr-ı cahîminden âzâd eylesin. Âmîn! Haftaya Rabbimin inâyetiyle buluşmak üzere!
مع السلام والعافية وبالقلوب الصافية
24 Mart 2016 Perşembe
Bizde Sahabe Olabilirmiyiz?
Bir hoca Efendi yurt dışına kuran hizmeti için çıkıyor.
Ailesini, dostlarını, evini yurdunu, herşeyini geride bırakıp.
Bir an şöyle bir his geliyor.
"Herşeyi terkettim. Sahabeler gibi, onlarda herşeylerini terketmişlerdi. Günümüzün sahabisi olabilir miyim acaba diye"
o gece rüyada Araba kullanıyormuş .
Arabada da Kainatın Efendisi(s.a.v) ve birkaç ta Sahabe (r.a.) var,
Hoca şoför koltuğunda,
Bir an araba uçurumun kenarında asılı kalıyor. Korkuyor Peygamber Efendimize zarar gelir diye hemen arabadan inip taş bulmaya gidiyor tekerleğin altına koymak için. Taşı bulup getirdiğinde bakıyorki Ashap efendilerimiz arabadan inmiş ve tekerleğin altına başlarını koymuşlar. O zaman anlıyor sahabelerin farkını. Kendisi taş ararken, sahabeler baş koymuşlar rasulün yoluna...
""Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz""
Tekasür Suresi-8
😞Boşa geçirdiğimiz her vakitten....
😞İhmal ettiğimiz ailemizden...
😞Attığımız çöplerle kirlettiğimiz çevreden...
😞Engellemediğimiz her kötülükten...
😞Öğrenmeye gayret etmediğimiz ilimden...
😞Emretmediğimiz her iyilikten...
😞Lüks restorantlarda ödenenlerden...
😞Varken yenisini aldığımız elbiseden...
😞Sofralarımızı donattığımız her yemekten...
😞Şükrünü yapmadığımız her nimetten...
😞Baktıklarımız için gözlerimizden...
😞Tıka basa doldurduğumuz midemizden...
😞Tutamadığımız dilimizden...
😞Sehpalarımızda ki örtülerden...
😞Perdemizin püskülünden, süsünden...
😞Sabah yüzümüze sürüp akşama sildiklerimizden...
😞Namaza tercih ettiklerimizden...
😞Esirgediğimiz güleryüzden...
😞Ayıp olur diye Allah'ı anlatamadığımız her yerden...
😞Yapmadığımız tövbelerden...
😞Tüm bunları idrak edecek bir akla ve iradeye sahipken nefsimize yenilmekten....
......
......
19 Mart 2016 Cumartesi
Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer
"Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim.
Ben olmadığım zaman her şey
kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer. Yerler leke olacak diye korkmazdım.. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..
Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..
Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..
Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim.. Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim..
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..
Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için
şükredin..
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor..
Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz...
Hastayken yatağa girer dinlenirdim.
Ben olmadığım zaman her şey
kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer. Yerler leke olacak diye korkmazdım.. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..
Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..
Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..
Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim.. Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim..
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..
Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için
şükredin..
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor..
Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz...
18 Mart 2016 Cuma
Bir Garip Aşk
İKİ FARKLI İNSANIN AŞK DOLU HİKAYESİ ‘BİR GARİP AŞK’ KANAL 7 EKRANLARINDA
Bazen katlanabileceğiniz en son kişi, onsuz yaşayamayacağınız tek kişidir. Birbirleriyle olamayan, ayrı da kalamayan iki kişinin hikayesi ‘Bir Garip Aşk’ hafta içi her gün saat 16:00’da Kanal 7 ekranlarında.
Hindistan ekranlarının sevilen dizisi ‘Bir Garip Aşk’ dünya görüşleri birbirine tamamen zıt olan Khushi ve Arnav’ın büyük aşkını izleyiciyle buluşturacak. Kendi halinde, aile değerlerine bağlı, manevi ilkelerle hareket eden Ksushi, inandığı değerlerin arkasında duran, güçlü karakteri ile tüm zorlukların üstesinden gelebilen genç bir kızdır. Onun tam zıttı olan Arnav ise hırslı, ne olursa olsun amacına ulaşmak için çalışan, dünyada aşk dahil her şeyin satın alınabileceğine inanan bir adamdır. Farklı karakterlere sahip Kshushi ve Arnav’ın aşk ve nefrete dayalı ilişkilerinde Arnav, herkesi kontrol edebileceğini kanıtlamak için, Khushinin sarsılmaz ahlaki değerlerini sürekli yıkmaya çalışırken; diğer taraftan Khushi her zaman kendi değerlerini ve ilkelerini takip etmeye çalışır.
‘Bir Garip Aşk’ hafta içi her gün saat 16.00’da yeni bölümleri, saat 12:00’de ise tekrar bölümleri ile Kanal 7 ekranlarında…
Künye:
Yönetmen: Arshad Khan, Lalit Mohan
Oyuncular: Barun Sobti, Sanaya Irani, Vishesh Bansal, Daljeet Kaur Bhanot, Abhaas Mehta, Deepali Pansare, Akshay Dogra
Yapımcı: 4 Lions Films
Diğer Adı: Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon?
Etiketler:
Abhaas Mehta,
Akshay Dogra,
Arnav,
Barun Sobti,
Bir Garip Aşk,
Daljeet Kaur Bhanot,
Deepali Pansare,
hint dizi/film,
Hint dizisi,
Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon,
Kshushi,
sanaya irani,
Vishesh Bansal
16 Mart 2016 Çarşamba
Benimsin (Beintehaa)
Benimsin (Beintehaa) Ne Zaman Başlayacak - Oyuncuları, Kanal 7'nin yeni dizisi
Benimsin (Beintehaa) ne zaman başlayacak, Oyuncuları kimler olacak, Kanal 7'nin yeni dizisi merak ediliyor.
BENİMSİN NE ZAMAN BAŞLAYACAK
Kanal 7 Bir Garip Aşk'tan sonra yeni bir Hint dizisi projesiyle ekranlara gelmeye hazırlanıyor. Bir Garip Aşk bittikten sonra nisan ayında yayınlanmaya başlanacak olan dizide iki kuzenin birbirine olan nefretinden doğan bir hikaye anlatılacak. Senaryosunu Sonali Jaffer'in yazdığı dizinin yönetmenliğini Maan Sinh Minku ve Ankur Bhatiya yapıyor. Dizinin başrollerinde Bollywood'un yıldızlarından olan Harshad Arora ve Preetika Rao yer alıyor. Benimsin nisan ayında haftaiçi her gün Kanal 7 ekranlarında olacak. Merakla beklenen dizi konusuyla da dikkat çekiyor. Dizide zengin bir aile çocuğu olan Zain kendini beğenmiş bir gençtir. Okula gitmeyip, yaşamını eğlenceyle geçirmektedir. Bir gün babasına gelen mektup tüm işleri değiştirir. Babası onu acilen ülkesine geri çağırır. Fakat Zain gelmek istemez. Bunun üzerine babası kartlarını iptal eder ve Zain mecburen ülkesine gelmek zorunda kalır. Ülkesine gelen Zain'i, Usman Bey Bhopal'de yaşayan yeğeninin yanına gidip düğün için aldığı hediyeleri teslim etmesini ister. Başta bunu kabul etmeyen Zain, Aaliya'yı tanımak için profiline bakar. Onu gördüğünde çok şaşıran Zain oraya gitmek zorunda kalır. Benimsin dizisinde yapılan bir şaka sonucunda yolları farklı noktalara giden iki kuzenin hikayesi anlatılıyor. Benimsin nisan ayında Kanal 7 ekranlarında olacak.
Sensiz Olmaz (Rangrasiya)
Sensiz Olmaz (Rangrasiya) Ne Zaman Başlayacak - Oyuncuları, Sanaya İrani Yeni Dizi
Sensiz Olmaz (Rangrasiya) ne zaman başlayacak, Oyuncuları, Sanaya İrani yeni dizi çok yakında Kanal 7 ekranlarında olacak.
Kanal 7 yepyeni bir Hint dizisi daha yayınlamaya başlayacak. Aralık ayında yayınlanmaya başlanan Bir Garip Aşk izleyici tarafından çok sevilmişti. Peki Kanal 7'de yayınlanacak olan Hnit dizisi Sensiz Olmaz ne zaman başlayacak? Bir Garip Aşk'ın bu ay içinde bitecek olmasından ötürü Kanal 7 izleyicilerine iki yeni Hint dizisi projesi daha hazırladı. Yakın zamanda başlayacak olan dizinin başrolünde Bir Garip Aşk'ta Arnav'ın Khushi'si olan Sanaya İrani yer alacak. Bir Garip Aşk dizisi biter bitmez başlayacak olan dizide iki Müslüman gencin aşk hikayesi anlatılacak. Sanaya İrani yeni dizi projesiyle de sevenlerinin gönlünü kazanacağa benziyor. Peki merakla beklenen Sensiz Olmaz oyuncularıkimler? Hindistan'da Rangrasiya ismiyle yayınlanan dizide Sanaya İrani'ye Ashish Sharma ve Ankita Sharma başrolde eşlik edecek. Dizi ülkesinde Rangrasiya ismiyle 2013 yılında yayınlanmaya başlamıştı. Yakın zamanda da Kanal 7 ekranlarında izleyici karşısına çıkacak. Detayları haberimizin devamında bulabilirsiniz.
SENSİZ OLMAZ NE ZAMAN BAŞLAYACAK
Kanal 7 yeni bir Hint dizisi projesini izleyici karşısına çıkarmaya hazırlanıyor. Bir Garip Aşk'tan da herkesin tanıdığı Sanaya İrani bu dizinin başrolü olacak. 2013 yılında Hindistan yayınlanmış dizi Kanal 7 ekranlarında Türkçe dublajlı olarak yayınlanacak. Bu dizide Sanaya İrani genç ve güzel bir köylü kızı olan Parvati'yi canlandıracak. Rangrasiya'da Sanaya İrani'ye başrolde Asish Sharma eşlik edecek. Bir Garip Aşk'ın yakın zamanda bitecek olması izleyicilerin aklına Rangrasiya ne zaman başlayacak sorusunu getirdi. Kanal 7'den gelen açıklamaya göre Rangrasiya dizisi nisan ayında izleyici karşısında olacak. Rangrasiya nisan ayında Kanal 7 ekranlarında olacak.
RUDRA VE PARVATİ KARŞI KARŞIYA
Hindistan'da kısa sürede sevilen dizinin Türk izleyicilerinden nasıl bir tepki alacağı merak ediliyor. Dizi bir otobüse düzenlenen saldırıyla başlar. Parvati'nin annesi ve babası bu saldırıda hayatını kaybeder. Hayata tek başına devam etmek zorunda kalan Parvati bir gün otobüste Rudra ile karşılaşır. İlk başta Rudra onunla pek ilgilenmese de daha sonra Parvati'nin yaptığı şey ilgisini çeker. Olayların üzerinden 15 sene geçer. Parvati büyür güzel bir kız olur. Rudra ise askeriye de güvenlik kuvvetleri subayı olmuştur. Birpur köyünde her sene olduğu gibi geleneksel düğünler yapılmaktadır. Düğün için alınan bir ihbar için Rudro silah kaçakçılığı işini çözmek için göreve gönderilir. Rudra'nın oraya gelmesi Parvati'nin hayatını karartır. İzleyiciler tarafından merakla beklenilen Sensiz Olmaz 1. bölüm fragmanını haberimizin devamında bulabilirsiniz.
RANGRASİYA 1. BÖLÜM FRAGMANI
23 Şubat 2016 Salı
KOKULU TAŞ YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
KOKULU TAŞ YAPIMINDA PÜF NOKTALAR
yaptigim testlerin sonucunca gözlemlerimi yeni baslayanlara FAYDALI OLMASI AMACIYLA yaziyorum.kokulutas yaparken ılık suyla yapmaniz sicak odada yapmaniz kati yapmaniz donmasini hizlandirir.civik olursa cabuk kirilir,objenin arkasi tebeşir gibi elde toz birakir..kati ve akiskan kivamda hem erken donar hemde saglam olur objenin arkasida puruzsuz olur.kokulutasi yaptiginiz ortam ne kadar sicak olursa o kadar erkenn donar...tastozunun kokusuz ve renksiz hali daha erken donar içine katilan boya ve esanslar azda olsa donmayi uzatiyor o yuzden boyayi az kullanmak ideal olur..toz boya donmayi cok etkilemez.cadence akrilik boya donma suresini daha cok uzatir..eger toz boya kullaniyorsaniz boyayi suyla iyice karistirin (bu islem renk dalgalanmasini engeller renk esit bi sekilde objeye dagilir.)sonra esans koyup tekrar karistirin sonrada üzerine tastozunu ilave edip gerekli miktarda suyunu koyup hizli bi sekilde karistirip kaliba dökün..kalibin butun detaylarina ulasmasi icin kalibi hafif kaldirip birakin bi kac kez tekrarlayin.donma sirasinda kalibi hic yerinden kaldirmayin obje kirilir.tam donunca elinize alabilirsiniz.eger objeye cubuk takmak isterseniz sivi halinde takilmaz ve her kaliba takilmaz mesela gonca gule takilir objeyi kaliba doktukten sonra biraz bekleyin katilasmaya basladiginda cubugu batirin cubukta objenin icinde donacaktir..kaliptan cikarmadan önce donup donmadigi anlamak için elinize bi kurdan alin ve obje çiziliyor mu diye kontrol edin çiziliyorsa donmamistir..objelerin kokusunu muhafaza etmesi icin serin yerlerde saklayin cunku sicak ortam ve havayla temas ettiginde koku azalmaya baslar bu sekilde 6 ay kalir kokusu..serin ve kapali ortamda daha uzun sure kalir daha kalici olmasi icin karisimi yaparken icine cok az miktar toz seker atabilirsiniz...
yaptigim testlerin sonucunca gözlemlerimi yeni baslayanlara FAYDALI OLMASI AMACIYLA yaziyorum.kokulutas yaparken ılık suyla yapmaniz sicak odada yapmaniz kati yapmaniz donmasini hizlandirir.civik olursa cabuk kirilir,objenin arkasi tebeşir gibi elde toz birakir..kati ve akiskan kivamda hem erken donar hemde saglam olur objenin arkasida puruzsuz olur.kokulutasi yaptiginiz ortam ne kadar sicak olursa o kadar erkenn donar...tastozunun kokusuz ve renksiz hali daha erken donar içine katilan boya ve esanslar azda olsa donmayi uzatiyor o yuzden boyayi az kullanmak ideal olur..toz boya donmayi cok etkilemez.cadence akrilik boya donma suresini daha cok uzatir..eger toz boya kullaniyorsaniz boyayi suyla iyice karistirin (bu islem renk dalgalanmasini engeller renk esit bi sekilde objeye dagilir.)sonra esans koyup tekrar karistirin sonrada üzerine tastozunu ilave edip gerekli miktarda suyunu koyup hizli bi sekilde karistirip kaliba dökün..kalibin butun detaylarina ulasmasi icin kalibi hafif kaldirip birakin bi kac kez tekrarlayin.donma sirasinda kalibi hic yerinden kaldirmayin obje kirilir.tam donunca elinize alabilirsiniz.eger objeye cubuk takmak isterseniz sivi halinde takilmaz ve her kaliba takilmaz mesela gonca gule takilir objeyi kaliba doktukten sonra biraz bekleyin katilasmaya basladiginda cubugu batirin cubukta objenin icinde donacaktir..kaliptan cikarmadan önce donup donmadigi anlamak için elinize bi kurdan alin ve obje çiziliyor mu diye kontrol edin çiziliyorsa donmamistir..objelerin kokusunu muhafaza etmesi icin serin yerlerde saklayin cunku sicak ortam ve havayla temas ettiginde koku azalmaya baslar bu sekilde 6 ay kalir kokusu..serin ve kapali ortamda daha uzun sure kalir daha kalici olmasi icin karisimi yaparken icine cok az miktar toz seker atabilirsiniz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


